Mudurnu gezimiz sonrası Seben'e doğru yol alıyoruz. Yani 1402 yılında yapılan Ankara Savaşında Timur'a yenilen Yıldırım Beyazıt'ın oğlu olan Mehmet Çelebi'nin de saklandığı rivayet edilen mağaralara doğru. Mudurnu'dan itibaren yeşili ve ormanları ile tanıdığımız Bolu ilimizin bu ilçesine daha doğru yol aldıkça şaşırmıyoruz desek azdır. İlerledikçe yeşilin azaldığını, önümüze sadece kayalıklar ile dolu dağlar geldiğini görüyoruz. Seben merkezine geldiğimizde saat 12.00 civarı. Burada yorgunluk çayı molası veriyoruz. Küçük ve şirin bir yer olan Seben Müdürnu'ya 65 km, Bolu'ya ise 55 km.dir.
Yorgunluk çayı sonrası buradan sağa saparak Muslar Mağaraları'na doğru yol alıyoruz. Kaşbıyıklar Köyü'nde bulunan bulunan kayaevleri, ilçeye 7 km mesafededir. Muslar Kayaevleri Kaşbıyıklar'a bağlı Muslar Mahallesi'nin kuzey doğusunda, Ulukayalar olarak adlandırılan kayalık alanda yer almaktadır. Belli bir süre asfalt yoldan gittikten sonra soldan toprak yola dalıyoruz. Yollar oldukça bozuk ve bakımsız. Ancak belli bir yere kadar araba ile gidebiliyoruz. Gerisi yoldan başka herşeye benziyor.
Sonrasında ise sırt çantamızı alıp tırmanışa geçiyoruz. Hava sıcak ve güneş tepemizde. Yorucuda olsa zevk alarak yürüyoruz. Zamanımız olsaydı macera tadında mağaralardan birinde bir gece kalıp, kamp kurmak, ateş yakmak isterdik. Dağların gözeneklerinde o kadar çok mağaralar var ki, eski insanlar nasıl yaşamış merak konusu. Mağaralar sanki apartman katı gibi.
Buranın Frigyalılar'dan kalma olduğu sanılmakla birlikte büyük olasılıkla erken Hristiyanlık dönemine ait kaya yerleşimi olduğudur. Yerleşimin yer yer çok katlı olduğu görülmektedir. Kaya yerleşiminin batısında zirvede ve düzlükte iki adet sarnıç olması muhtemel su kuyusu bulunmaktadır.
Bu yerleşimin bulunduğu vadinin doğu yamacındaki kayalıklarda da bir kısmının doğal bir kısmının ise insan eliyle açıldığı anlaşılan girişler bulunmaktadır. Görüntü o ki bu gün bile ürkütücü ve gizemli havasını koruyor.
Tam tepeye kadar çıkamıyoruz. Zamanımız dar ve sırada Solaklar Kaya Evleri var. Buradan ayrılarak Seben merkeze dönüyoruz. Biraz alışveriş yapıyoruz. İstikamette olan Solaklar'a varıyoruz. İsmini aldığı köyede ortalama 700-800 metre mesafede dir. Seben ilçe merkezine ise de 4 km. mesafededir. Solaklar Kaya Evleri'nin girişinde Belediyenin açmış olduğu sosyal tesisler var. Aynı zamanda buraya gelenler için halka açık piknik masaları kurulmuş. Yaptığımız alışveriş ile evde hazırlamış olduğumuz nevaleleri harmalayarak öğle yemeğimizi yiyoruz. Ardından mükkemmel bir çay. Biraz dinlenerek kaya evlerine geçiş yapıyoruz.
Solaklar kaya yerleşimi ziyarete açıktır ve çok sayıda ziyaretçi gelmektedir. Burası o dönem insanlarının eliyle oyarak yapmış oldukları tipik bir mağara. Katlar arasında geçiş baca sistemi ile yapılmaktadır. İkinci kattaki ikinci odanın her iki duvarında birer haç ve haçın üstünde Latince bir yazıt yer almaktadır.
Ayrıca odaların duvarlarında küçük nişler bulunmaktadır. Bazı oda duvarlarının da tahribe uğraması ise insanın içini acıtmaktadır. En üst kata çıktıktan sonra biraz dinlenip manzaranın seyrine koyuluyoruz.
Seben'de gezilecek yerler listesini hazırlamak gerekirse tarihi yerler daha ağırlık kazanmaktadır.
Seben'de gezilecek yerler,
1 - Muslar Kaya Evleri
2 - Solaklar Kaya Evleri
3 - Seylik Kaya Evleri
4 - Kabak Kaya Evleri
5 - Çeltikdere'si kilise ve yerleşkesi
6 - Seben Gölü
7 - Hoçaş Nekropol Alanı
8 - Yuva Köyü Arkeolojik Yerleşimi
9 - Kozyaka Köyü Anıt Evi
Seben tarihini kısaca gözden geçirelim. Yöre oldukça eski bir yerleşim yeridir. Özellikle Çatak ve Korucuk Köyü çevresinde M.Ö 2000'li yıllara ait tören baltası, çeşitli kaseler, testiler, damga, kargı ve heykelciklerln bulunması, Çeltikdere Vadisi'ndeki yerleşim kalıntıları yörenin tarihi belgesi niteliğindedir. Bunun yanında sıra Solaklar, Muslar, Seylik ve Kabak'ta ki kayaevleri ve mağaralar ise Seben'nin tarihini daha eskilere götürmektedir.
Buluntulara göre Seben bölgesinde öncelikle Hititler yaşarken, M.Ö 1OOO'li yıllara doğru bölgedeki yönetim değişikliklerine paralel olarak yörenin sırasıyla, Frig, Lidya ve kısa bir süre Pers egemenliği altında kaldığı görülmektedir. M.Ö 334 yılından sonra Bolu ile birlikte Bitinya sınırları içine dahil olan Seben bölgesi, M.Ö 74 yılında Bitinya Toprakları'nın Romalılara geçmesi nedeniyle önce Roma, ardından da 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması nedeniyle Doğu Roma, yani Bizans egemenliğine girmiştir. Uzun yıllar Bizans egemenliğinde kalan bölge, bir dönem İranlılar (Pers) ile Bizans arasındaki savaşlarda iki tarafın ordularının arasında kalmaktan kurtulamazken, zaman zaman Abbasi ordularının da bu yörede görüldüğü tarihi kayıtlarda belirtilmektedir.
Çeltikdere Bizans Kilisesi,
Çeltikdere köyü yakınında bulunan orta Bizans döneminin (842-1204) klasik dini mimarisine uygun olarak haç biçiminde kesme taş ve tuğladan yapılmış Bizans Kilisesi, bir yamaçta inşa edilmiştir. Ancak ortadaki kubbeyi taşıyan dört sütundan hiçbirisi günümüze gelememiştir. 1950'li yıllara kadar cami olarak kullanıldığı belirtilen kilise daha sonra kaderine terkedilmiş, çatısı da söküldüğünden tahrip olmaya başlamıştır. Muntazam kesme taş ve tuğladan inşa edilmiş gösterişli ve temiz bir işçilik gösteren yapının boyu 13 metre, genişliği ise 9 metredir.
Hoçaş Nekropol Alanı,
Hoçaş Köyü'nün kuzey batısında, Seben'e gidilirken yolun sağ tarafında ve yola yaklaşık 150 metre uzaklıkta bulunmaktadır. Kayalık bölgede zemin oyularak mezarlar oluşturulmuştur. Burada altı adet mezar bulunmakta, büyük olasılıkla Roma Dönemi'ne ait oldukları düşünülmektedir.
Yuva Köyü Arkeolojik Yerleşimi,
Yuva Köyü'nün yaklaşık 250 metre güneyinden başlamaktadır. Köy yerleşim alanının güneyinden başlayarak bittiği yere kadar üç mevkiyi kapsamaktadır. Bunlardan 1.nci mevki Yuva Köyü'nün hemen güneyinde yer alan Dibecik Mevkisidir. 2.nci mevki Hasan Sekisi mevkisi olarak adlandırılmaktadır. Bu mevkide büyük boyutlu işlenmiş kaya bloklarından yapılmış iki mezar ve zeminde yer yer görülen kanal izleri bulunmaktadır. 3'ncü meki ise Çakıliçi Mevkisi'ndedir. Çakıliçi Mevkisi, Hasan Sekisi Mevkisi'nin güneyinde bulunmakta ve burada yapılara ait kalıntılar yer almaktadır. Oldukça büyük dikdörtgen planlı bir yapının kalıntıları kısmen görülebilmektedir.
Kozyaka Köyü Anıt Evi
Kozyaka Köyü'nde Kurtuluş Savaşı'nda Garp Cephesi Komutanı olan ardından da 2. Cumhurbaşkanlığı görevini yapan İsmet İnönü'nün Büyük Millet Meclisi'nin Ankara da toplanmasının kesinleşmesi ile birlikte İstanbul'dan kaçışı sırasında 29 Mart 1920 tarihinde konakladığı evdir. Kozyaka Köyü Çavuşlar Mahallesi'nde Kızık köyü-Seben yolunun solunda yer almaktadır.
Hoçaş Köyü fosil ormanı,
Seben’e 16 km mesafede ki Hoçaş Köyü'ndedir. Muhtelif ebattaki taşlaşmış ağaç gövdelerinden meydana gelen fosil ormanı, dünyanın tarihi ve üzerinde yaşanılan toprakların geçirmiş olduğu değişimleri öğrenmek açısından bilimsel önem taşıyor. 15-20 adet civarında saptanmış olan fosil örneklerinin yer aldığı fosil ormanı Hoçaş köyünden 400- 500 metre uzaklıkta bulunuyor ve bir patika yoldan ulaşılabiliyor.
Bir güzel gezimizi de burada sonlandırarak ayrılıyoruz. Yola devam, hava kararmadan Beypazarı'ndan Nallıhan'a doğru yol alıyoruz...
Bir güzel gezimizi de burada sonlandırarak ayrılıyoruz. Yola devam, hava kararmadan Beypazarı'ndan Nallıhan'a doğru yol alıyoruz...




















Yorumlar
Yorum Gönder