Şalpazarı'nda bir çok eş-dosta ve hatta gurbetçilere sordum "Şalpazarı'na turist geliyormu ?" diye... Aldığım cevap ise genelde "HAYIR" ...
Peki soruyorum
Turizm nedir?...turist nedir?...ne ister?...ne yapar?... vesaire...
![]() |
| Resim Turgay İKİNCİ |
![]() |
| Resim Turgay İKİNCİ |
Aslında genel olarak baktığımızda turist gideceği yerde veya yerlerde çok fazla bir şey istemez. Sadece huzur, farklılık, farkındalık ve değer verilmek ister. Nitekimde istemektede haklıdır. Çünkü bunun karşılığında para verir. Karşı tarafta bu parayı hizmet bedeli olarak alır ve almak ta hakkıdır.
Çocukluğumun İzmir'de, gençliğimin Şalpazarı'nda ve gerisi İstanbul'da yani üç farklı kültürde yaşamış olmam ve çok farklı yerleri gezmiş olmam sebebiyle ilçem Şalpazı'nı diğer yerler ile ilgili bir çok konuda kıyaslamalarım ve değerlendirmelerim olmuştur.
Çok ilgiç tespitimdir ki; gördüğüm kadarıyla 20 yıl öncesinden Şalpazarı turizm de patlama yapmış, ancak bunu Şalpazarı insanı ve özellikle Şalpazarı esnafının görememiştir veya görmek istememiştir. İşte turizmde yörem insanının en büyük eksikliği budur. Bunun sebep ve nedenleride bellidir.
Diyorlar ki :
"Şalpazarı'na turist gelmiyor". En ilgiç, komik ve bilinçsiz düşüncede bu olsa gerek sanırım. Nüfusu 10.000 bulamayan bir ilçe yaz aylarında 50.000 kişiye ulaşabiliyorsa demekki 40.000 turist geliyor demektir. Bu da Şalpazarı için bir rekordur. Gördüğüm o ki; herkes Aydın'lı Ankara'lı, veya başka şehirlerden hatta yabancı ülkelerden gelecek turisti bekliyor.
Soruyorum; Aydınlı Ahmet'ten, Ankaralı Mehmet'ten biz gurbetçilerin neyi eksik. Yurt dışından gelecek Hans veya Müller'i beklemek yerine Duisburg'da oturan gurbetçilerimizin neyi eksik. Evet Aydın'lı, Ankara'lı veya başka vilayetlerden gelecek olanlar ömrü boyunca Şalpazarı'na belki bir kez gelir ama benim gibi gurbetteki insanlar, yurt dışında ki Ağasarlılar ve Agasar sevdalılar her zaman geliyor. Yani ömrü boyunca bir kez gelecek turistler beklenirken bizim gibi her sene gelen ve hatta garanti turistlerin görülememesi çok acıdır. Evet bizler de turistiz. Çünkü onlar gibi bizlerde para harcıyoruz. Bakkalı, manavı, kasabı, berberi, taksicisi ve herkes kazanıyor.
Kısaca önce yörem insanı kendi bakış açısını değiştirmeli... Hayatı boyunca bir kez gelecek turisti beklemek yerine önce bizim gibi her sene gelen garanti turistleri görmeli... Evet bizler kahrı çekilen deil hatta hiç sığıntı deil tam tersine turistiz. 4000 km.lik Almanya, 1000 km lik İstanbul yolları boşunamı tepiyoruz. Para harcıyoruz. Hatta yeri geldi aylarca kazandığımız parayı beyaz eşya - mobilya - nalbur - usta paraları olarak bu dereye gömüyoruz. Bizler burada yaşamasak bile yeri geldi yıl oniki ay para ödüyoruz. Bu insanlar bir kez küstürüldümü gerisi gelmez ...gerisini düşünmek de Ağasarlıya özellikle esnaflarına düşer.
Saygılarımla...






Yorumlar
Yorum Gönder