Ana içeriğe atla

LAODİKEİA ANTİK KENTI'NE DOĞRU

Denizli'ye gelip Pamukkale'yi gezmişken 2300 yıllık Laokadia Antik Kentini görmemek olmazdı. Laokadia Antik Kenti Denizli şehir merkezinden pamukkale yolunu takiben 6 km mesafededir. Denizli'nin Hieropolis Antik Kenti'nden sonra kazıların yapılarak gün yüzüne çıkartıldığı en görkemli antik kentlerinden bir tanesidir Laokadia. ayrıca yapılan kazılarda bulunan bulgular Erken Kalkolitik Dönem (Bakır Çağı, M.Ö. 5500’lu yıllara kadar buranın bir yerleşim yeri olduğunu gösteriyordu. geniş araziye yayıldığından gezimiz yorucu olsada gezmeye değiyordu.
Suriye Caddesi
Antik kent hakkında gezdiklerimiz ve gördüklerimiz hakkında kısa bilgi verelim.
Giriş çıkış saatleri
15 Nisan / 2 Ekim
Yaz Açılış Saati: 08:0015 - 19:00
3 Ekim / 14 Nisan
Kış Açılış Saati: 08:00 - 17:00
1. Meclis Binası (Bouleuterion) 2. Güney Hamam Kompleksi 3. I. Su Dağıtım Merkezi 4. Stadyum 5. Merkezi Hamam 6. Batı Hamamı 7. Doğu Hamamı 8. Kuzey Tiyatrosu 9. Batı Tiyatrosu 10. Caracalla Çeşmesi 11. Suriye Caddesi 12. Tapınak A 13. Dört Kollu Bizans Yapısı 14. Oktagonal Doğu Bizans Yapısı 15. Tapınak ve Kuzey Bazilika 16. Güneybatı Bazilikası 17. Kuzeybatı Kilisesi 18. Dört Kollu Bizans Klisesi 19. Efes Kapısı 20. Hierapolis Kapısı 21. Suriye Kapısı 22. Aphrodisias Kapısı ve Güney Bizans Kapısı 23. Batı Agorası 24. Efes Caddesi YanındakiYuvarlak Yapı 25. Efes Yolu Asopos Üzerindeki Köprü 26. II. Su Dağıtım Merkezi 27. I. Anıtsal Giriş 28. Merkezi Agora 29. Erken Bizans Surları 30. Doğu Bizans Kapısı 31. Doğu Bizans Nymphaeumu 32. A Nymphaeum (S.Severus Çeşmesi) 33. Efes Caddesi 34. Güney Agorası 35. Güney Roma Villası 36. Kuzey Atölyesi 37. Güneybatı Tapınağı 38. Pithoslu Mekan 39. Sokak Su Dağıtım Merkezi 40. Prytaneion (Konuk Evi) 41. Batı Tiyatrosunun Yanındaki Yapı 42. Tapınak? 43. Tapınak? 44. Yuvarlak Tapınak? 45. Anıtsal Geçiş 46. Portikus 47. Nymphaeum? 48. Batı Nymphaeumu 49. Kuzey Bizans Kapısı 50. Nekropol Alanları 51. Asopos Tepesi
Bu antik kent aynı zamanda bir Frigya şehridir. Helenistik kent, 261-263 yılları arasında Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından karısı Laodike adına kurulmuş ve kent adınıda oradan almıştır. bir diğer görüş ise Lykos ırmağının güneyinde kurulmasından dolayı adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos'un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmektedir ki adının oradan geldiğidir.   
M.Ö. 130/129 yılında ise bölge tamamen Roma’ya bağlanmıştır. Hristiyanlığın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Erken Bizans Dönemi’nde metropollük seviyesinde dini bir merkez haline gelmiştir. Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu'nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia'ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra (Gölhisar-Horzum) Conventus'unun merkezi yapmışlardır. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem, kenti yerle bir etmiştir.  Laodikeia’da yapılan kazı çalışmaları, Erken Kalkolitik Dönem (Bakır Çağı, M.Ö. 5500’den M.S. 7. yy.’a kadar kesintisiz yerleşimlerin varlığını ortaya koymuştur. 
Yaklaşık 5 kilometrekarelik alana yayılan Laodikeia’nın önemli ve günümüze kadar gelebilen yapıları içinde; MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu 350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip olmuştur. 
küçük tiyatro
2 tiyatrosu vardır. Büyük Tiyatro antik kentin kuzeydoğu tarafındadır. Yaklaşık 20.000 kişiliktir.  Küçük Tiyatro ise büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır. Grek tiyatrosu tipinde araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir. 
4 hamam kompleksi, 5 agorası, 5 nymphaeumu, 2 anıtsal giriş kapısı, Bouleuterionu, tapınakları, Peristylli evleri, Latrina, kiliseleri ve anıtsal caddeleri sayılabilir. 
Anıtsal çeşme kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür. Meclis binası kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı, doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir. Zeus tapınağı antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük tiyatro ile Nymphaeum arasında bulunmaktadır. Büyük kilise sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir.

Kentin dört tarafını ise nekropol alanları çevirir. Laodikeia, Hristiyanlık dünyası için çok önemlidir. Çünkü kent M.S. 4. yy.’dan itibaren Kutsal Hac Merkezi olma gibi dinsel bir özelliğe sahip olmuştur. Bu nedenle İncil’de adı geçen ve Laodikeia Kilisesi adına vahiy gönderilen bir kentte Laodikeia Kilisesi’nin ortaya çıkarılması, bu kutsallığı bir kat daha artırmaktadır. Kilise, Büyük Constantinus zamanında (M.S. 306-337), Hıristiyanlığın M.S. 313 yılında Milano Fermanı ile serbest olmasıyla birlikte yapılmıştır. Bu yönüyle Hıristiyanlık dünyasının en eski ve en önemli kutsal yapılarından biri olma özelliğini korumaktadır ve bu nedenle yapı bir hac kilisesidir. not . Bazı resimler için ismail Karagöz - Enis Erkan ve Manfred schuhle arşivinden alınmıştır.

Üst resimde alt yapı kanalizasyonları ve kazı yapılmadan önceki antik kentin görüntüsüdür. Krater gibi görünen kısım ise büyük tiyatrodur. Alt resim ise kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılmış halidir. 
Üst resime bakıldığında karşı tepenin altında görünen beyaz alan Pamukale'dir Yorucu bir gezinin ardından Burdur'a doğru yol alırken bir başka Kayıp Şehir Anadolu'da buluşmak üzere....


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OSMANLI DÖNEMİNDE KABADAYILAR

1 - İPSİZ RECEP (1862) 1. İpsiz Recep Reis, 2. Mehmet Altıkanoğlu, 3. Osman Altıkanoğlu, 4. Salih Çavuş, 5. İlyas Altıkanoğlu ve 6. Kansız Ali 1862 yılında doğan İpsiz Receb Rizeli' dir. İpsiz lakabının verilmesine dair iki anlatım vardır. Birine göre cesareti, gözü pekliği ve ataklığı, diğer anlatıma göre ise elinde, avucunda ne varsa olanada, olmayanada dağıtmasıdır. yani "cep delik cepten delik" misali ismi ipsize çıkmıştır. Milli mücadelede ki başarısıylada Atatürk' ün takdirini kazanmış birisidir.  O zamanlar yelkenkisiyle kömür taşımacılığı yaparken işlerinin ters gitmesiyle eşkiyalığa soyunmuştur. Kandıra civarında müslüman halka zulüm yapan rum çetelerine karşı Kuva-i Milliye saflarında başarıyla karşı koymuştur. 2 - ODESALI KOSTİ (1895) 1885 doğumlu olan Odesalı Kosti Tünel' den Taksim' e kadar tüm mekanların haracını yiyor, hiç ip ucu bırakmadan kayıplara karışıyordu. Başı sıkışıncada işgalci polisler sayesinde paça...

ANADOLU' DAKİ SELÇUKLU ESERLERİ

ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ (1077 - 1308) Türkler'in anadoluya girişi 1071 yılında  Büyük Selçuklu Sultanı Al parslan tarafından Malazgirt Savaşında Bizans'lıları mağlup etmesiyle olmuştur. 1092 yılında iç karışıklıklar sonucunda dörde ayrılan Büyük Selçuklu Devleti' nin son bulması Anadolu da Anadolu Selçuklu Devleti' nin doğmasına sebep olmuştur. İznik' e kadar tüm Anadolu' ya hakim olan Süleyman Şah 1077 yılında  Anadolu Selçuklu Devletini kurmuş oldu. Anadolu' nun Türk' leşmesinde büyük rol oynayan Selçulu' ların İlimde de ilerlemeleri şüphesiz çok büyüktür. Yaptıkları eserlerde özellikle medreseler başta olmak üzere han, hamam, darüşşids, cami, köprü gibi eserler halen daha ayaktadır. ÖNEMLİ ESERLERİ ALAADDİN CAMİİ Anadolu Selçuklu Devrinin en büyük ve en önemli ulu camilerinden biri olan Alaaddin Camii Konya’nın merkezinde yer alan Alâeddin Tepesi üzerinde inşa edilmiştir. Selçuklu Sultanı I.Rükneddin Mesud (1116-1156) zamanınd...

TRABZONSPOR EFSANESİ'NİN DOĞUŞU

Büyük üstad, efsane hoca Ahmet Suat Özyazıcı der ki ; " İbadetin kazası olur ama futbolun kazası asla olmaz " Bu devrim 20-22 yaşlarında Trabzon'lu gençlerin devrimidir. Bu devrim 1974-75 sezonunda Türkiye 1.nci futbol ligine damgasını vuran ve İstanbul hegemonyasına son veren, büyük paraların döndüğü, yıldız oyuncuların istanbul'da toplandığı ve emeğin paraya karşı olan devrimidir. Anadolu'da efsane olacak olan Trabzonspor; bunun sinyallerini 2.nci ligde  (1973-74) iken verdi. O sezon Türkiye Kupası çeyrek finalinde Fenerbahçe'ye ecel terleri döktürmesiyle gündeme geldi.  1.nci lige çıktığı sezon Şenol, Cemil, Necati, Kadir, Turgay, Bekir, Ali Yavuz, Hüseyin Tok ve Ali Kemal gibi 20-22 yaşlarındaki as kadrosunu bozmayarak 1.nci ligde de devam etmesi belkide yaşanmış olan Anadolu devriminin en büyük sebebidir. 2.nci ligde şampiyon olarak 1.nci ligde yoluna devam eden kadronun yaşlarına bakalım.  1973 - 74 Sezonu   (2 lig)  Ka...

DOĞANBEY KÖY (Terk edilmiş Rum Köy'ü)

Bugün ki gezi rotamızda Doğanbey Köy ve Karina bölgesi var. hlc tatil köyünde yaptığımız güzel bir kahvaltıyla yola koyuluyoruz.  Kuşadası' ndan saat Saat 12.30 gibi buradan ayrılarak Doganbey Köy yolunu tutuyoruz. Dilerseniz Atburgaz' dan geçerken Atburgazı Kalesi(Asartepe) ve Yakapınar Kalesi' ni gezebilirsiniz. ama bu gün bu iki kale harabeye dönmüş durumdadır. Yollar asfalt ve tek şeritli. İleride yol ikiye ayrılıyor. Soldaki yol Milet Antik Kenti' nin oldugu Balat Köyü ' ne gidiyor. Biz sağdan Doğanbey tabelasını takip ediyoruz. Nihayetinde Doğanbey Köy' e varıyoruz. O da Priene gibi sırtınını Samsun (Mykle) dağlarına dayamış. Önünde Büyük Menderes Deltası' nın Ege Denizi' yle buluştuğu muhteşem manzara.  Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası Milli Parkı sınırları içinde yer alan Doğanbey köyü, yürüyüş parkurları, trekking alanları, kuş çeşitliliği, gelişmiş florası ve endemik bitki türleriyle eko turizmin de geliştiği bir bö...

YARIMBURGAZ MAĞARASININ GİZEMİ

Bu günkü gezimizi insanlık tarihinde, 400 bin yıllık geçmişin kanıtı olan ve İstanbul'un göbeğindeki bir yere yani Yarımburgaz Mağaralarına yapacağız. Bulunan buluntular dünya tarihinin geçmişteki en büyük tartışmasız belgesidir. Dört ayrı mağaradan oluşup mağara çevresinde de birkaç kaya mezarları da bulunmaktadır. Maalesef İstanbul’un bilinen iki tarih öncesi höyüğü olan İçerenköy ve Fikirtepe höyükleri inşaat çalışmaları, bina vs. arkalarında iz bile bırakılmadan yok olup gitmiş, burasıda nasibini almak üzeredir. Türkiye’de Paleolitik çağlardan Bizans’a kadar 400 bin yıllık insanın yerleşim serüvenine ait çok az rastlanacak kadar iyi korunmuş buluntularla en eski yerleşim yeri bu mağaralardır.  Bir keresinde meraktan veya maceradan olsa gerek birader ve yeğenim ile mağaraya demir parmaklıklar altından sürünerek giriş yaptık. Telefonlarımızın feneri ile yarım saat yol aldık. Birazda ürpertici bir havası vardı. Şarz bitimine karşı geri dönmek zorunda kaldık. Sanırım ...

ZAMANA DİRENEMEYEN YEL DEĞIRMENLERINİN ÖYKÜSÜ

Akdeniz ülkeleri ve özellikle adalarında var olan yeldeğirmenleri restore edilip turizme kazandırılırken bizim ülkemizde neden varlığından söz ettirilemiyor bilinmez. Bunlarında hemen hemen hepsi bu gün kaderine terkedilmiş olup zamana direnmektedir. YEL DEĞİRMENLERİNİN TARİHİ Tarihteki ilk yel değirmenlerine, MÖ 2800 yıllarında Mısır ve Çin’de rastlıyoruz. Yazılı belgelerde rastlanan ilk yel değirmeni, MS 644 yılında İran-Afganistan sınırında yer alan Seistan’da inşa edilmiş. Modern yel değirmeni olarak nitelendirebileceğimiz ilk rüzgâr türbini, 1890 yılında Danimarka’da üretilerek rüzgâr gücünün elektrik enerjisine çevrilmesinde kullanılmış. 20. yüzyılla birlikte buhar gücünün ortaya çıkması ve kentlerin elektriğe kavuşması, klasik yel değirmenlerine zamanın tozlu raflarındaki yerlerini de hazırlamış.(sklife  Ekim 2009 sayısından alınmıştır). Yel değirmenlerinin yapısına bakıldığında üç katlı olduğunu görüyoruz. Katlar ahşap ve taş merdivenler ile çıkılıyor. Küçük k...

İNCEĞİZ MAĞARASI

İnceğiz Mağaraları tarihi bakımdan önemi yanı sıra Yeşilçam filmlerinin de mekanı olmuştur. Genel bakışta Anadolu'da çekildiği sanılan filmlerin bir çoğu İstanbul'da çekilmiştir. Bu mekanlar içinde Yarımburgaz ve İnceğiz Mağaraları başta gelir.  Konumumuz Üsküdar olduğu için bilgilendirmemi ona göre yapacağım. Buradan hareket ile 1 saat mesafedeki Çatalca'ya doğru yol alıyoruz. Oradan da Sarar yönüne devam ederken 4 km sonra İnceğiz tabelasından İnceğiz köy sınırları içinde bulunan 7 - 8 km lik mesafedeki İnceğiz Mağarası'na varıyoruz.  Bu gün burası bir mesire alanı olmuştur. Hafta sonu aileniz ile gelinip piknik, mangal yapılabilirsiniz. Büfeleri, lavabo ve otoparkları mevcuttur.  Birazda tarihi hakkında bilgi verelim. Bugün bu kaya oluşumuna mağara diyoruz ancak buna kaya yerleşimi desek daha doğru olur. Çünkü bu mağara insan eliyle killi kireçtaşı kayası oyularak yapılmış bir mağaradır. İlk yapıldığı zamanlarda birbirine bağlanan dört katl...

ANADOLU' DAKİ KANYONLAR

ANADOLU' DAKİ KANYONLAR Ülkemizde gezilip görülmesi gereken o kadar çok kanyonlar, vadiler var ki, ancak bunlardan bir kısmı gezilip görülebilmektedir. Kimisi kuru bir vadi, kimisi ise şelalerin ve göllerin süslemiş olduğu kayalıklar arasına sıkışmış derin su yatakları. Genel olarak bakıldığında kuru vadiler de binlerce yıl önce insanların yaşadığı mağara yatakları ve kaya kiliseleri görürüz. Geçmişin izlerine tanıklık yapmak isteyenler genellikle guruplar halinde buralara akın eder.  Sulu vadi yataklarında ise genellikle adrenalini tatmak isteyenlerin rafting ve kano sporları yapmak, yüzmek veya tırmanmak gibi maksatlı sebeplerden dolayı tercih ettiklerini görürüz. Bu  vadilerin her yıl onbinlerce yerli - yabancı turistler tarafından ziyeret edildiği unutulmamalıdır. İşte bunlardan 45 kanyonu kısaca yazmak istedim. 1 - IHLARA VADİSİ - AKSARAY Dünyanın ikinci büyük kanyonudur.  Ortalama 14 km uzunluğa sahip olan Ihlara Vadisi Aksaray ilinin Güzelyurt ilçesinde...

SELÇUK' TA BİR TARİH İSABEY CAMİ

Efes Antik Kentine yolunuz düştüğünde mutlaka görülmesi gereken muazzam bir mimariye sahip eserlerdendir İsa Bey Cami. Tarihin her dönemine sahiplik yapan İzmir'in güzel ilçesi Selçuk özellikle Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kilit rol oynamıştır. Efes Antik Kenti, Meyremana, Yedi Uyuyanlar Mağarası, Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Artemis Tapınağı kalıntıları, St.Jean Kilisesi, Efes Müzesi, Selçuk Kalesi ve Şirince tarihi miraslarınn ayrıcalarıdır. İsa Bey Cami                Efes Antik Kenti Şirince Selçuk Selçuklu devletinin dağılmasıyla Aydın-İzmir civarını yurt edinen Aydınoğulları (1308 - 1426) sayısız eserler bırakmıştır. Bunlardan bir taneside Aydınoğlu Beyi İsa Bey'in mimar Ali Bin Müşeymeş'e yaptırdığı camidir. 1913 yılında çekilmiş fotoğraf alıntı 1913 yılında çekilmiş fotoğraf alıntı 2012 yılında çekilmiş fotoğraf Konum olarak Selçuk kalesinin hemen arkasında St.Jean...

İASOS ANTİK KENTİ

Milas üzerinden Bodrum'a doğru yol alırken sağdan İassos tabelasını takiben Kıyıkışlacık bölgesine doğru yol alıyoruz. Burası kendi halinde küçücük ve tipik bir sahil balıkçı köyü. Konum ve güzellik itibarı ile de bir çok dizi ve sinema çekimlerinede  ev sahipliği yapmıştır.  İasos Antik Kenti, Milasa 28 km. uzaklıkta olup Kıyıkışlacık Köyü'ndedir. Kent üç tarafı denizle çevrili bir yarımada üzerine kurulmuştur. Daha önce bir ada konumunda iken zamanla toprak dolgularının birikimiyle yarımada haline gelmiştir. Mitolojiye göre Argostan gelenler tarafından kurulduğu ve ismini kolonilerin başı İasos'tan aldığı söylenmektedir. İasosda yapılan kazılarda kentteki en eski yerleşimin M.Ö.III. bin sonuna kadar uzandığı tesbit edilmiştir. Tarihçi George Beanin Karia adlı kitabında şöyle yazar; ve mitolojiye göre İasos'ta erkek çocukların gimnasiumda çalıştıktan sonra denizde yıkanmalari bir gelenekti. Bu sırada kıyıya yanaşan yunus, çocuklardan birini sırtına alıp, açıkl...